Son Yorumlar
Geyve'de köpekler etkisiz hale getiriliyor
Hayvanseverlik
Bu şekilde, canlıların hangi amaçla bayıltığını bilmeden ve sonrasında...
Yorumu Oku

Geyve'de köpekler etkisiz hale getiriliyor
BELLİ
ORADAKİ YURTTAN ŞİKAYET GELMİŞTİR BELEDİYEYE BELEDİYEDE GEREKENİ YAPMI...
Yorumu Oku

Ak Parti'de değişim başlıyor!
MÜTEAHHİT
GEYVE TEŞKİLATI TAMAMEN DEĞİŞMELİ MÜCAHİTLİKTEN MÜTEAHHİTLİĞE YÜKSELME...
Yorumu Oku

Murat Kaya, TCDD Genel Müdürü ile görüştü
dileğimizdir
sayın Murat Kaya; TCDD'nın genen müdürü ile görüşürken HIZLI TREN...
Yorumu Oku

Geyve'de bu kavşakta kaza eksik olmuyor
Trafik ışığından çok halkın kendine traf
Sevgili geyve halkı her yolu babanızın yolu gibi gitmekten sağınıza so...
Yorumu Oku

 
Geyve.com'dan ses getirecek röportaj
Pazar, 16 Eylül 2012

İşte Geyve.com'dan ses getirecek röportaj....Sadık Bağcaz röportajı-2... Geyve'nin duayen başkanı 'Goca Reis' SADIK BAĞCAZ' röportajı gelen istek üzerine video kaydıyle, siz değerli Geyve.com ziyaretçilerimizle paylaşıyoruz...

İşte 17 yıl Geyve Belediye Başkanlığı yapan ve Geyve'de birçok önemli projede imzası olan SADIK BAĞCAZ ile yaptığımız röportajın VİDEO'lu 2. bölümü...

Başkanım, Demirel ile nasıl tanıştınız?

Demirel ile ilk karşılaşmamız, kendisini Güniz Sokak'a Geyve heyetiyle birlikte gittik ziyarete... Belediye başkanı olarak ben, ilçe başkanımız, yönetim kurulu falan... Saat akşam 7 buçuk, 8, akşam ezanı sırası... Zaten ziyaretçileri de o zaman kabul ediyordu. Biz girdik içeriye, Hayri bey diyerekten bir emniyet amiri vardı
kapıda. Ben onu eskiden de tanırdım. Beni görünce " Oooo hoşgeldin falan"... Dedim 'Beyfendi nerede?"
-"İçeride, kalabalık bir grupla oturuyor" dedi.
"Kimler var?" dedim.
-"İhsan Sabri Çağlayangil var, Necmettin Cevheri var, Erzurum milletvekili... var"
dedi. Kalabalık bir grup... Bizi, içeriye haber verdi...
-"Ooo buyursun, buyursun, gelsin... Girdik içeriye... İşte ben falancayım, arkadaşları söyledik. Arkadaşların çoğu ayakta kaldı... Onlar ayakta olunca ben de ayağa kalktım.

-"Yok yok otur, otur" dedi. Oturdu, Hayri beyi çağırdı...

-"Salondan sandalyeleri getir bakayım, çayları da hazırla" dedi. O arada soruyor Geyve heyetine...

-"Sen kimsin, sen kimsin?".. Rahmetli Alifuatpaşa Belidiye Başkanı İdris Gür ağbi de vardı... Sıra bana geldi...

-"Sen kimsin, ne iş yaparsın sen?" dedi. Kalktım ayağa..

-"Otur, otur" dedi... Oturduk.

"Beyfendi, zat-ı alinize Isparta'da 'Çoban Sülü' derler. Bu tescillenmiş bir isim. Bana da Adapazarı Geyve'de 'Çoban Sadık' derler" dedim. Koltuğa şöyle bir yaslandı, başladı dönmeye... Necmettin Cevheriye doğru seslendi...

-"Necmi, Necmi"... Ona Necmi diye hitap ederdi. "Sadık bak ne yapıyormuş, ne yapıyormuş" dedi...

Ondan sonra bizim yakınlığımız... Ondan sonra O 'Çoban Sülü', ben 'Çoban Sadık'... Velhasıl kaynaşmamız devam etti.

Zincirbozan'a gittim ziyaretine... Dönüşünde Tuzla'daki yazlığına... Buradan bir heyetle beraber, kendisine geçmiş olsuna Tuzla'ya kalktık gittik. Tabi biz çobanız ya... Burada kasap arkadaşımın birinden bir kuzu butu hazırlattım 4-5 kiloluk. Ondan sonra bir arkadaşa da, Pamukova'dan hiç unutmuyorum rahmetli oldu... Dedim böyle böyle.. "Bana keçi peyniri lazım"...

-"Hay hay" dedi...

"Sen de geleceksin, ziyarete gideceğiz"... O da 5-6 kilo paket keçi peyniri yaptırmış... Biz kalktık gittik Tuzla'ya.. Ordan, burdan bahsettik, hediyelerimizi verdik" kalktık geldik.

Sizin bir milletvekili adaylığı süreciniz var. Anlatır mısınız?


Sayın Demirel'i, buradaki arkadaşlarla beraber, Alifuatpaşa Belediyesi reisi rahmetli İdris Gür, ilçe başkanımız Ramis Akkaya ve yönetimde birkaç arkadaşımızla beraber Güniz Sokak'a Süleyman beye ziyarete gittik. Süleyman bey tam o sırada evden çıktı, kapıda karşılaştık.

-"Ne o Sadık hayırola bir şey mi var" dedi.

"Sayın Genel Başkanım emir buyurursanız ben belediye başkanlığından istifa edeceğim, parlamentoya aday olmak istiyorum" dedim. Elimi omuzuma attı...

-"Sadık, bir dahaki devreye hazır ol" dedi. "Şimdi eğer şayet sen, Geyve'deki o makamı boşaltırsan, bir başka partiden birisi aday olur, bizim Geyve'deki etraflı olduğumuz noksanlaşır" dedi. "Sadık, bunu ben sana söylerken, örnek vererek söyleyeceğim" dedi. "Kırıkkale belediye başkanı aday oldu ve parlamentoyu
kazanamadı, belediyeyi de bir başka partiye kaptırdık. O bakımdan sen bu devre bekleyeceksin" dedi.

-"Emredersiniz" dedik, ayrıldık.

İkinci devre, parlamentoya tekrar kalktım gittim. 'Aday olacağım' diyerekten izin istedim kendisinden.

-"Sadık, senin için ne yapılması gerekirse yapılır. Arkadaşlar, partinin genel idare üyeleri, listeler üzerinde çalışıyorlar. Oradan alınan neticeye göre hareket ederiz" dedi.

Biz tabi ayrıldık. Müracaat tarihi yaklaştı, bir gün günlerden Cuma günü, meclis camiinde Cuma Namazını kıldık, parti genel merkezine geldik. Bankaya giriş aidatlarımızı yatırdık, istenilen evrak-ı müspiteleri tamamladık. Ve dosyamız hazır diyerekten, Pazartesi gününü bekledik. Bir de baktık ki... Daha evvel aday
arkadaşlarla görüştük... 1. sırada Mehmet Gölhan, 2. sırada Ahmet Neidim, 3, sırada da bendim... Nevzat Ercan da kontenjan adayımız idi.
Biz tabi siyasi faaliyetlerimize geldik döndük, devam ediyoruz. Birde baktık ki, beni 5, sıraya koymuşlar. Mehmet Gölhan'a dedim ki;

"Mehmet Bey, neden böyle yaptınız?"

-"Sadık Bey, bizim genel idare kurulumuz THY yönetim kurulu başkanı, kendisi çerkezdir. Sakarya'dan muhakkak çerkez bir adayın konması lazım dendi"...

Benim yerime Güngör Hun'u koydular, beni daha aşagıya attılar. Ve tabi ben onu görünce, haberini alınca, adaylıktan ayrıldım. Dilekçemi yazdım, 'Ben adaylıktan ayrılıyorum, yatırmış olduğum aidatı da partiye hibe olmasını istiyorum' dedim ve ayrıldım.


Seçim neticesini bekledik. Seçim neticesinde 3, sıradaki kardeşimiz Güngör Hun seçilemedi. 3.'yü de çıkaramadık. Yalnız, kontenjandan Nevzat Ercan kazandı. 1. sırada Mehmet Gölhan, 2, sırada Ahmet Neidim ve kontenjandan Nevzat Ercan... Onlar parlamentoya gittiler, ben Geyve'de nöbet tutmaya devam ettim.

Seçimler bitti, teşekkür ziyaretlerine gidiyorlar, baktım birgün beni arıyorlar.

"Kim arıyor" dedim. Mehmet Gölhan Bey arıyor dediler.
"Ben, bir şey mi var acaba" dedim.

Parti binasının önünde, baktım Mercedes marka arabayla beraber duruyor.
Gittim, "Hayrola Mehmet Bey?"

-"Taraklı'ya gidelim" dedi.

"Ne o, hayrola bir yaramazlık mı var?"

-"Teşekküre gideceğiz" dedi.
Ben gitmek istemedim. Ve bu konuşmalarımız, devam ederken "Geleceksin" dedi.
Bindik arabaya... Akseki rampasını çıkarken...

"Mehmet Bey, niçin 3, sıradaydım ben... Neden 4'üncü, 5'inci sıraya attınız? Bunu öğrenmek istiyorum, benim suçum nedir?" dedim. Ve aldığım cevap, çok enteresan bir cevap... Ama gerçek, ama latife, bunu benim yüzüme karşı söylüyor. Bana dedi ki...

-"Sadık bey, seni listeye alıp seçilseydin, bize mecliste ters düştüğün zaman seninle mücadele edemezdik"...

Bu lafı bana samimi mi söyledi, gayri resmi mi söyledi bilemiyorum. Günahı , sevabı onun. Taraklı'ya giderken Mehmet beyle konuşmam böyle.

Biz tabi 'Kol kırılır, yen içinde kalır' diyerekten hiç olayı kimseye belli etmeden, ziyaretleri yaptık, teşekkürü etti ve geldik.

Alifuatpaşa'nın ilçe olmasını nasıl buluyorsunuz?

Bize bir zararı yok, bi şeysi yok... Eskiden beri Alifuatpaşa-Geyve sürtüşmesi vardı. Hep tenkit ederlerdi bizi. Biz bu hisleri ortadan kaldıralım diyerekten hep yaklaştık. İdris Gür belediye başkanı... O da aynı, bizimle diyalog içinde, Geyve'yle yaklaşalım diye, o da... Ondan önce Geyve hep ters düşmüş birbirine ve hala devam ediyor... Velhasıl Alifuatpaşa'nın ilçe olması bize bir zararı olmaz, bir şey olmaz ne olacak... Taraklı ilçe oldu. Kalktık ordaki ilçe olması için Taraklı halkı meydana toplandı, orda ben bir konuşma yaptım. O parkın olduğu yerler doluydu, hatta bir cümleyi de şöyle sarf ettim. "İstanbul'un nasıl Kadıköy'ü var, Fatih'i var, Kartal'ı var, Pendik'i varsa Geyve'nin de Taraklı'sı var" dedim. Büyük bir alkış koptu. Velhasıl Taraklı ilçe oldu.

Birleşme olursa daha büyük bir Geyve olur mu?

Olabilir tabii ki... Olur tabi.. Geyve ile bağlantı olur... Nitekim son seçimlerde Alifuatpaşa'nın belediyesi iptal olmuştu, sonradan ilave oldu. O konularda çok mücadele verdim, herşeyden tiksindim de bıraktım bu işleri...

Unutamadığınız bir anınız var mı?

Geyve daha evvelinden ihmal edilmişti, mahalli idare yönünden, benden evvelki ziraatçı arkadaşımız, afedersiniz medeni cesareti olmayan bir arkadaşımız idi, Geyve'nin de yabancısı... Biz Geyve'yi o zaman nasıl genişletiriz diyerekten bir soru yönelttik meclise. Meclisteki arkadaşlar desteklediler, bir heyet oluşturduk. Bütün köy köy dolaştık, "Gelin birer tane ev yapın şu Geyve'ye.. Sizden plan almayacağım, ruhsat almayacağım, gelin buranın nüfusunu çoğaltalım" diyerekten teşvik ettim. Yörükler Mahallesi öyle doğdu. Tepecikler öyle doğdu. Umurbey yolu bizim bu teşvikimizle doğdu. Biz adam gelişi güzel yaptı, biz de sen niye böyle yapıyorsun demedik. Yeterki yapsın, buranın nüfusunu çoğaltalım.

Hiç unutmuyorum, 1944 yılında nüfus sayımı.. O zaman nüfusumuz 2 bin 474 idi... Ondan sonra bu nüfusa ulaştık.

Boyumuzun ulaşamayacağı hayaller kurardık. Nasıl yaparız, nasıl ederiz diyerekten gece uykusu yoktu bizde. Tabi ki o zamanın imkansızlıkları var. Siyasi iktidar, sırf buradaki ilçe yönetiminin baskısıyla o zamanlar bu heyet bizim bir çivi çakmamızı istemiyordu. Çok cahilane insanlardı. Şu Sümerbank'ı yaptım da.. nasıl yaptım Allah ile ben biliyordum. Hep gizli gizli... Nuri Bayar bakana bir emir veriyordu hop bizim iş geri kalıyordu. Velhasıl o Sümerbank'ı öyle gerçekleştirdim.

Ve yapacak pekçok işlerimiz vardı ama iktidar yanımızda olmadığı için başlıyorduk frenleniyordu, başlıyorduk frenleniyordu. Mesela, dedik ki buraya bir askeri birlik getirelim. Bütün içimdeki ukde buydu. Burada dava vekili... Hacı Metin (Erbil), Cevat Sarı, parti yönetiminden dava vekili Şefik Özer'in kızı Gülen Özer, berber İrfan (Özgen) Ankaraya gittik. Kara Kuvvetleri Komutanı Refik Yılmaz paşa... Haber verdik geleceğiz diye. O da şu saatte gelin demişti. O saati denk getirdik, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na çıktık. Refik Paşa'ya aşağıdan (postası) bildirdiler 'Geyve heyeti geldi'... Bize postasını gönderdi, bizi Refik Yılmaz paşanın odasına getirdi, içeri girdik. Oturuyoruz, Refik Paşa çayları söyledi. Çayları içerken soruyor, evvela Hacı Metin'den başladı. "Sen kimin nesisin?" Hacı Metin "Ben, Hacı Durmuş'un oğluyum" dedi.
-"Hacı Durmuş ağbiyi iyi tanırız" dedi.
-Otur.
İrfan'a sordu...
"Ben berberim, esnafım" dedi. Sıra Gülen Özer'e geldi. "Ben dava vekili Şefik Özer'in kızıyım" dedi.
Refik Paşa: "Babanı iyi tanırım" dedi.
Sıra bana geldi. "Sen kimlerdensin?" dedi.
Kalktım "Sadık Mehmet'in oğluyum" dedim.
"Yürü bakayım. Senin baban dik adamdı" dedi. Kapıya kadar gittim ve geri geldim, bir yürüdüm, "Hah onun gibi dik yürüyorsun" dedi.

Dedik "Paşam böyle böyle... Geyve bir askeri birlik... Şöyle bir durdu. "Çocuklar, oraya bir istihkam taburu gönderelim" dedi. O'nun da Sakarya boyunda Beylik Hendeği'nde 40 dönüm arazisi varmış. Oraya bir istihkam taburu gönderelim. O Sakarya'nın sağını solunu restore etsinler, taşkınları önlesinler, benim de istifadem olmuş olur, benim arazim de kurtulur." dedi. Eskiden kışın sular yükseldiğinde mahsul yapamazdık, ancak yazın mahsul yapılırdı. Sen dedi, "Belediye olarak bir dilekçe yazacaksın. Ben burda gündeme alırsam Genel Kurmay'da laf olur" dedi.

Biz tabi sevinerek kalktık geldik buraya. Etraflıca bir dilekçe yazdım, yolladım. 1 hafta sürmedi baktım 4 kişilik askeri bir heyet geldi. Rütbelerinin ne olduğunu bilemeyeceğim, sivil geldiler. Dolaştırdık... Nereyi beğendiler biliyor musunuz? Taraklı yolu, buzhaneler var şimdi orada sırayla, sağ tarafta. Oradan Hırka'ya doğru, o zamanlar makilikti oraları... O arazi için 'Burası olur' dediler. Şimdi oraları tavuk çiftlikleri bilmemne oldu.. Burası uygun dediler, imar durumunu hazırladılar. Birisi harita mühendisi idi sanırım. O krokisini çizdi... Ve onlara bi yemek yedirdik burada, yolcu ettik gittiler. Orasının makul olabileceğini Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bildiririz biz dediler. Aaa 1 ay veya 2 ay sonra, başbakanlığın başkanlığında toplanan Yüksek Askeri Şüra (YAŞ) toplantısında bizim Refik Yılmaz paşayı emekli yapmazlar mı...

Yerine kim geldi bilmiyorum. Biz tabi Refik Yılmaz, İstanbul Bostancı'da tren istasyonunun arka tarafında bir yer almış, bina almış orada oturuyor. Hacı Metin ile beraber bir gün kalktık gittik evine. Oturduk, aşçıları maşçıları var, kapıda korumaları var adamın. Karısı kendi eliyle hazırladı sofrayı, öğle yemeğini orada yedik. Karısı da oturdu bizimle beraber, eski anılarını Yılmaz Can'ın kan kardeşiz, süt kardeşiz, Kadriye nasıldır, şöyle böyle... Kadriye halamızın kocası daha evvel belediye reisi idi burada Hasan Can... Ve Doğançay'da çınar ağacı vardı, o çınar ağacının orada han vardı. Hasan Can'ın idi, kardeşi vardı öğretmen. Oraya götürdü halamızı Yılmaz falan... O zamanlar diyaloğumuzu Kadriye ile kaybettik bir daha da, tabi memuriyet görüşemedik vs...

Velhasıl askeri birlik meselesi YAŞ'ta emekli yapılınca yattı. En büyük emelim o idi...

Çarşı içinden geçen dere sizin zamanınızda üstü örtüldü anlatır mısınız?

Çarşının içinden geçen dereyi Konyalı Ali Bey yaptırmış. Muallim İsmail Efendinin kapısının önünden geçen dereyi yangın olur diyerekten, Rıfat Çakırların evinin oradan, doğru Atapaşa Camii'nin oraya, oradan çarşı içinden Ecz. Ali Kaya'nın eczanesinin (Denizbank'ın olduğu yer) ordan, parkın içersinden öyle devam ederdi. Hepsini biliyorum. Park'ta o derenin geçtiği yerin hemen yanıbaşında Halkevi vardı. Orayı ben yıktım. O zamanın Halk Parti ilçe başkanı dava vekili Süleyman Bey vardı. Beni mahkemeye verdi. Mahkemede duruşmaya girdik biz.. Beraat ettik tabii..

Sayın başkanım vermiş olduğunuz bilgiler ve röportaj için size teşekkür eder, sağlık, mutluk ve huzur dolu bir ömür dileriz.

- Yıllar sonra da olsa beni hatırlayıp, bana bu fırsatı verdiğiniz için, ben teşekkür ederim.

Sadık Bağcaz döneminde Almanya'dan getirilen Mercedes otobüsler


Geyve Haberleri hakkındaki diğer yazılar
Gösterim: 3442 | E-posta

Yorumlar (2)
RSS Yorumlar
1. 16-09-2012 20:24
ilginç
Sadık Bağcaz ı vekil yapmamalarının sebebi mecliste ters düşerlerse Sadık beyin üstesinden gelemiyceklerini bildiği içinmiş.Sadık bey sanırım kendiside inanmamış buna.
Yazar ömer (Misafir)
2. 17-09-2012 09:21
ilginç
Yüreğine sağlik Abi.......Allah uzun ömürler versin.......
Yazar g.ülgen (Misafir)

Yorum Yaz
  • Lütfen Yorumlarınız Haberin Konusuna Uygun Olsun.
  • Kişisel Sözlü Kelimeler Silinecektir.
Adınız:
Başlık:
BBCode:Web AddressEmail AddressBold TextItalic TextUnderlined TextQuoteCodeOpen ListList ItemClose List
Yorum:



Güvenlik Kodu:* Code
Bu Habere Yazılan Yorumlar Hakkında E-Posta Aracılığıyla Bilgilendirilmek İstiyorum

Yazdır E-posta
 
 
 
© 2000-2019 Geyve.com Sitedeki içeriğin tarafımızca oluşturulan kısmı kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Sitede kullanılan grafiklerin ikinci şahıslarca kullanılması yasaktır. Yer alan yorumlar ve haberlerden yazarları sorumludur.